Ayrılık acısını unutmanın yolları

Karşımıza çıkan insanla masallardaki gibi mutlu ve mükemmel ilişki yaşayacağımızı düşünüyoruz. Sanki hayallerimizdeki insanı bulmuş, karşımıza çıkan tüm engelleri aşıp, mutlu bir ömür yaşayacağız. Sevgilimiz, hayat arkadaşımız veya nişanlımızla günlerimiz gerçekten de mutlu akıp gidiyor. Fakat bir gün yolunda gitmeyen bir şeyler oluyor ve ayrılık söz konusu oluyor.

Ayrılıktan sonra insan çok büyük bir boşluğa düşüyor. Artık hiçbir şeyin ve hiç kimsenin bizi mutlu edemeyeceğini düşünüyoruz. Ve tabii ki, bu durumun her zaman böyle devam edeceğini zannediyoruz. Bazen tüm bunlara “YOK” deyip, kendimize gelmek, tüm içimizi yiyip bitiren düşüncelerden kurtulmak istediğimiz zamanlar da olur. Ayrılık sonrası oluşan hüzünden kurtulmanın yolları var, elbette. Eğer siz de bu hüzünden kurtulmak istiyorsanız, aşağıdakileri hayatınıza uygulayın.

 1- Hüznünüzü yaşayın
Ayrılmak birbirini seven ve güzel şeyler yaşayan herkesi sinirli ve üstesinden gelmek öyle kolay bir şey değil. Yaşadığımız onca şeyden sonra her şeyi bir anda silip, unutmak mümkün değil. “Ağlama”, “kendini harap etme…” vs. gibi tavsiyeler alıyoruz, ama bunları uygulamak ne mümkün? İlk başlarda kendimizle tek kalmalıyız. Kendimize kulak vermeli ve gerekirse ağlamalı ve acımızı sonuna kadar yaşamalıyız. Hatta ne hissettiklerimizi bir kâğıda yazabilir veya ayna karşısına geçip kendinizle de konuşabiliriz. İyileşmek öncelikle içimizdeki yanardağdan kurtulmakla başlar.

2- Kabul edin
Yaşadığımız güzel günler, biriktirdiğimiz anılar, birbirimizle konuştuğumuz hikâyeler, okuduğumuz şiirler, dolaştığımız sokaklar, girdiğimiz mağazalar, dinlediğimiz müzikler, izlediğimiz filmler, birbirimize karşı gösterdiğimiz sevgi ve daha neler neler… Bütün bunları düşünüp tekrar başa dönmek yerine, olanları kabul edin. “Bu sokaktan geçerken falan müziği dinledik”, ” buradaki restoranda oturup birlikte yemek yemiştik” demek yerine hep birlikte yaptığınız şeyleri hiçbir acı ve kırgınlık hissetmeden önceleri olduğu gibi devam edin. Çünkü zaman içinde burada yaşadığınız anıların yerini yenileri yerini alacak ve eskileri hiç hatırlamayacaksınız, hatırlarsanız bile bu sizi artık incitmeyecek. Sizi incitecek hiçbir şeye fırsat vermemelisiniz.

3- Kendinizi suçlamayın
Ayrılık artık kesin ve netleşmişse, hiçbir umut kalmamışsa, “acaba, bunu yaparsam barışır mıyız?”, “Onu demesem daha mı iyi olurdu?” Gibi olasılıkların, atılmış ve geri dönüşü olmayan akslar için kendinizi suçlamayın. Değiştiremeyeceğiniz şeyler için kendinizi yormayın. Çünkü siz elinizden geleni yaptınız, iyi şeyler düşündünüz ve ne yapmışsanız artık hepsi geçmişte kaldı. Pişmanlıklarınızdan ders çıkarın. İlişkiniz sürecinde yaptığımız hatalar elbette ki, var, ama tüm suçu kendi üzerinize almak hiç de doğru değil.

4- Stalklamayın
Sosyal ağlarda bir insanın diğer bir insanın profilini sık sık kontrol etmesi, incelemesi, paylaştıklarını incelemesi vb. bu gibi şeyler günümüzün en önemli sözlerinden biri olan “stalklamak” denir. Ve stalk ayrılık acılarının en büyük düşmanıdır. Sürekli olan bu insanı izlemek, son görülme tarihlerine bakmak, statülerini incelemek, bloktan çıkarıp son paylaştığı resmi görüntülemek, yazılan yorumları okumak vb. heyecanlı gibi görünse de, mantıklı olan bir şey değil! Bu psikolojimizdir zarar vermek ve düşünce tarzımızı saplantı getirmekten başka bir işe yaramaz.

5- Hüzünlü müzikler dinlemeyin
Yukarıda dediğimiz gibi güzel şeylerin hepsini düşünüp, hüzünlenmeye ve bir de hiçbir zaman onun gibisini bulamayacağım düşüncelerine kapıldığınız anlarda acıklı müzikler dinlemenin tam zamanıdır. Fakat bu kendimize işkence vermekten başka bir şey değildir. Onun yerine daha enerji verecek ve sizi motive edecek müzikleri tercih etmeniz daha doğru olacaktır.

6- Sosyalleşsin
Ayrılıktan sonra kendimizi evin içindeki bir odaya hapis ediyoruz. Sürekli olarak ayrıldığımızı düşünerek kahır dolan odanın içinde günlerce kalmak istiyoruz. Ama siz mümkün olduğu kadar sosyalleşin, bu düşünceler de bir an önce beyninizi terk edecektir. Arkadaşlarınızla kafeye, sinemaya vb. gibi yerlere gidin. Onlarla kalın veya onlar gelsin sizde kalsın. Arkadaşlarınızla mümkün olduğunca çok vakit geçirin ki, ayrılığı düşünmeye vaktiniz kalmasın.

7- Kendinizi hatırlayın
İlişkiler iki kişiliktir. Her yere birlikte gidip, her şeyi birlikte yapıyor, birlikte gülüp, birlikte ağlıyoruz. Bütün alışkanlıklarımız ve yaşam tarzımız bu iki kişilik hayata alışır ona göre ayrılık sonrası boşluğa düşüyor ve artık istediğiniz şeylerin anlamsız olduğunu düşünüyoruz. İnsanlar ilişkileri olduğu zamanki yaşam tarzlarına öyle kapılıyorlar ki, hayatlarındaki bu insan olmadan yaptıkları şeyleri unutuyorlar, alışkanlıklarını yadırgıyorlar. Bu yüzden ayrıldıktan sonra kendimizi hatırlamalıyız. Önceki halinizi düşünün, ne yapıyordunuz, sizi neler mutlu ediyordu, nerelere giderdiniz, neye sinirlenip, neye sevinirdiniz? Bunların hepsini düşünün. Gerekirse, arkadaşlarınızdan yardım alın. Onlara önce ne yaptığınızı da sorun.

8- “Unuttum” demeyi unutun
Ne yazık ki, bunu söylemek gerekir ki, kimse kimseyi unutmuyor. Bu hayatın acı bir gerçeğidir, unutmak diye bir şey yoktur. Ayrılığın acısı geçince ve ona karşı olan duygularınız, sevginiz, umudunuz ve saflığınız hepsi geçip ve gidiyor. Her şeyi geride bırakıp kendinize yeni bir sayfa açacaksınız. Tüm hüzünlü günleriniz geçip gidecek ve hatta gün gelecek şu anda geçirdiğiniz duygular sizi daha da güçlü kılacaktır. Bu yüzden minnettar olacak ve yeni bir deneyim kazanmış olacaksınız.

İlginizi Çekecek Diğer Konular

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Sayfa başına git