Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkileri

Aile ebeveynlerin, çocukların ve kardeşlerin arasındaki ilişkilerden oluşan küçük topluluk olarak bilinir. Evlilik yoluyla büyüyen ve genişleyen bu birlik aileye çocuğun gelişi ile daha da güçleniyor. Ailede giderek artan sorumluluk zamanla eşler arasında rahatsızlıkların oluşmasına da neden oluyor.  Çocuk yapmadan önce iyi bir anne ve baba olmak için çok ciddi hazırlık yapılması gerekir. Çünkü bu adımın hiçbir şekilde geri dönüşü yoktur.

Çocuğun fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı büyümesi için ailede düzenli hayat yaşanmalıdır. Ancak ebeveynler arasındaki tartışmalar, kavgalar çocukları mutlaka psikolojik ve dolayısıyla fiziksel olarak hasta etmeye zemin yaradır. Tabii ki, ardı arkası kesilmeyen tartışmalar sonucunda boşanmak kaçınılmaz karara dönüşür.

Boşanma en basit şekilde eşler arasındaki ilişkilerin sona ermesi olarak tarif edilse de, aslında bir ailenin parçalanması ve birliğinin bozulmasıdır. Ebeveynlerin verdiği bu karar hiç de çocuklarda büyüklerdeki gibi kıvranılmıyor. Uzmanların yaptıkları inceleme sırasında ayrı yaş grubuna ait çocukların boşanmayı hem farklı tür kavradıkları, hem de farklı tepki verdiği ortaya çıktı.

Bebeklik dönemi olarak adlandırılan 0-2 yaş grubuna ait olan çocuklarda bu dönemde en sık görülen uyku, beslenme, aşırı ağlama gibi sorunlar sadece ebeveynlerin davranışları ile bu problemleri yaşayabilirler. Bu nedenle bu dönemde özellikle annenin bütün kaygı ve sıkıntılarını hisseden bebeğin yanında tartışmaktan kaçınmak gerekir.

2 yaştan 6 yaşa kadar devam eden okul dönemi çocuklar boşanmanın izlerini en derin şekilde hissediyor. Bu yaş grubuna ait çocuklar kendilerini suçlayarak ebeveynlerinin onu cezalandırdıkları için boşandığı kanaatine varırlar. Çocuğa bu tür derin psikolojik sarsıntılar yaşatmamak için ebeveynlerin boşanma kararını doğru planlamaları esastır. Ebeveynler bu kararı verdikten sonra neticeyi birlikte çocuğa anlatmalıdırlar. Çünkü çocuk aile birliğini bozduğu için değil, kendisinin durumunun nasıl olacağı konusunda şüphe ve rahatsızlığın üzüntüsünü yaşar.

6 yaştan sonra çocuk sorunları anlayarak anlayış gösterse de, zamanla ebeveynlerden birine düşmanlık hissi besleyebilir. Bu ise uzun süre ebevenlerle çocuğun iletişimine ciddi zarar verecek. Dolayısıyla ebeveynler boşandıktan sonra çocuğun yanında birbiri hakkında olumsuz konuşmamalıdırlar.

Aksi tarafa olan olumsuz duygular hiçbir şekilde çocuğun yanında açığa verilmemelidir.

Özellikle ergenlik döneminin başladığı 10-12 yaş döneminde boşanma kararını çocuğa söylemek çok zor bir süreçtir. Ergenlik döneminin sıkıntılarını yaşayan çocuklar ebeveynlerinin bu kararını idrak etmeye çalışır. Bu dönemde çocuğun boşanma kararını sessiz, hiçbir tepki vermeden kabul etmesi mümkün değildir. Araştırmalar sırasında bu yaş grubuna ait olan ergenlerin boşanma kararına olan öfkelerini arkadaşlarına veya öğretmenlerine yönlendirdikleri ortaya çıktı.

Kuşkusuz tüm yaş grupları için boşanma ağır ve sarsıntılı bir süreçtir. Ailenin en küçük üyesinin bu kararı engellemek için hiçbir şey yapamayacağını hissetmesi ise oldukça travmatikdir. Bu travmanın daha da büyümemesi ve kalıcı olmaması için ebeveynler boşandıktan sonra çocukla ilgili konularda daima dayanışma içinde olmalıdırlar.

Boşanmak çocuğun sorumluluğundan kurtulmak gibi kabul edilmemelidir. Çocuklar boşanmanın sadece anne ve baba arasındaki şahsi münasebetin bitirdiğini, kendisi ile ilgili tüm ilişkilerin ise değişmediğini hissetmelidir. Ancak bu tür boşanma çocukta hafif izler bırakabilir. Aksi takdirde kendinizi kendi elinizle evladınız kusurlu kişiliğe çevireceksiniz.

İlginizi Çekecek Diğer Konular

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Sayfa başına git