Evlilikte yaşanan sorunlar, tartışmalar ve çözümleri

Evlilikte tartışma kaçınılmazdır. İlişkilere zarar veren tartışmalar değil, sizin fikirlerinizi ifade etmek tarzınızdır. İnsanlar arasında böyle bir düşünce var – iyi niyetli olursak ve birbirimiz ile nasıl konuşacağımızı bilsek asla aramızda sorunlar yaşanmaz. Bu düşünce gerçek değil ve insanlar bir ortamda yaşadıkça memnuniyetsizliklerin ve tartışmaların oluşması kaçınılmazdır.

Uyuşmazlıkların oluşmasını önlemenin bir yolu var. Hislerinizi sinirinizi, küskünlüğünüzü gizlemek ve ört bas etmektir. Hisleri örtbas etmek doğru mudur?

Amerikalı psikolog George Bach ve Peter Wyden evlenmenin evliliğin önemini araştırdılar ve evli çiftler arasında bir anket yaptılar: “Mutlu aile” hakkında bir anket yapmak için 50 mutlu aile topladılar. Her ailede kadın ve erkeklere ayrı ayrı soru verdiler. “Diyelim ki eşiniz size kızdı, sizce o anda kalbinizden geçen hisler nedir?

Bu mutlu ailelerin fertlerinin verdiği cevapları karşılaştırıldığında sonuçlar çok garip oldu Genellikle hiç biri kimse eşinin kızdığı zaman ne düşünüp ne hissettiğini bilmiyor. Tipik cevaplardan biri böyleydi: “Eşim bana kızdığında ​​hiçbir şey demeyip, kısa sürede sorunu unutuyorum”. Eşi ise aynı zamanda aynı soruya “kızdığım zaman kendimi zorlayarak eşime belli etmemeye çalışıyorum” diye cevap verir. Kızgınlığı içinde boğması gerektiğini düşünür, çünkü aksi takdirde eşi ondan küsüp, incinebilir.

Sonuçta 3 tür evlilik tespit edildi mutlu aileler arasında:

  • Kartondan yapılmış evlere benzeyen evlilikler
  • Oyun oynayan evlilikler
  • Gerçekten de birbirine yakın olan çiftlerin evliliği

Çoğunluğun evliliği karton evlere benziyor. Bunlar evliliğin daha çok çevreden görünümü ile alakalıdırlar. Böyle evliliklerin arasında gerçek insan- insana hiçbir bağlılık yok idi. Daha çok “Halk ne der?” düşüncesi ile yaşarlar.

İkinci grup evlilikler daha az idi. Bunlar daha çok ekonomik sıkıntıdan ve değişikliklerden korktukları için birbirlerini koruyordular. Hem yalnız yaşamak daha kötüydü onlar için.

Son grupta toplam 2 çift var idi. Bu çiftler her konuda rahatlıkla tartışma yaptıklarını ve bunun evlilikte en doğal bir durum olduğunu düşünüyorlardı. Hırslarını boğmadan, içinde saklamadan birbirlerine aktarmak onları diğer ailelerden ayıran önemli bir faktör oldu.

” Anketi genişlettikçe birbirlerine öfkesini, hoşnutsuzluğunu belli etmeyen aile bireylerinin saygılarının sahte olduğunu tespit ettik. Ve zamanla tartışmaların her zaman zararlı, evlilikleri yıkıp götüren sel olmadığına karar verdik “(George Bach ve Peter Wyden)

İyi niyetli iki insan arasındaki ilişki eskisinden daha güçlü olacak. Kötü niyetli iki insanın ilişkisini tamamen kopacaktır.

İlişkileri kötüleştiren insanların davranışları

1- Tartışmadan kaçan -Böyle kişiyle tartışmak boks eldivenini bile takmak istemeyen bir boksör ile ringe çıkmak gibidir. Konuşacak bir insan bulamıyoruz, çünkü koşuyor.

2- Problemi örtbas eden-Bu insanlar tartışılacak bir konu yokmuş gibi davranırlar. Sanki her şey normalmiş gibi. Ve böyle insanla sorununuzu halletmeye çalıştığınız zaman karşınızdaki örtbas ettiği için “Bu sorunları ben mi yaratıyorum onun için hiçbir şey fark etmiyor?” diye kendinizi suçlu hissedersiniz.

3- Karşısındakini suçlayan

4- Medeni insan gibi maskelenip konuyu değiştiren

5- Tenkitle yanaşan

6- “Bardağı taşıran son damla” davranışı ile davranan. Tüm rahatsızlıkları kalbine atar. Sonda bir küçük sorunda büyük tepki ile her şeyi ortaya döker.

7- Karşındakini rahatsız eden -Kadın bilir ki, eşi kirli tabakları görmeyi sevmiyor. Kasten kirli tabakları ortalığa koyan.

8- İlişkiyi ciddiye almayan her şeyi şakaya vuran

9- “Yaraya değinen” -Bütün insanların psikolojik olarak hassas olduğu “yaralı” yerleri var. Bu hassas konulara değinerek öfkelerini döken insanların ilişkileri hiçbir vakit sağlıklı ve normal olamaz

10- Değişmemek için kendini mecbur edenler-İnsanlar ve düşünceler değişir. Bazı insanlar ise kendini zorluyor, sözünden dönmüyor.

11- Karşısındakini mahrum edenler- Yemekten, yakınlıktan, hoş yüzden veya paradan mahrum edenler.

12- Yardımcı olmayanlar-yardımınıza ihtiyacı olduğu halde yardım etmiyor “Bir gün elime düşersin” düşüncesiyle davranırlar

Hiç bir anlaşmazlık bu davranışlarla çözülemez. Bunlar sadece birbirine itibar etmeyen, şüphelenen iki insan yaratır!

Sorunları yokmuş gibi davranmak da çözüm yolu değil. Anlaşmazlığı ve rahatsızlığı karşınızdaki insanı suçlamadan kaçmalısınız. Yoksa hiçbir samimi ilişki söz konusu olamaz. “Suçlayıcı dil ile konuşunca doğrudan karşınızdaki kendisini savunmaya geçer. Onu suçlamak yerine “Senin bu davranışın beni kötü etkiliyor” diyebilirsiniz. Böyle tartışma yoluyla uzlaşmayı başarmak için öncelikle insan kendi kendini terbiye etmelidir.

Etiketler:

İlginizi Çekecek Diğer Konular

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Sayfa başına git