İlişkiyi bitiren hatalar!

İlk başlarda çok güzel başlayıp, zamanla sorunların oluştuğu ilişki neden bu hale geliyor? Hiç kimse ilişkiye başlarken onun sonlanacağı düşüncesi ile başlamıyor. Umutlar, duygular, hayaller bir süre taze kalıyor. Fakat bazı şartlar, maalesef ilişkiler geri dönüşü olmayan bir yola sürükler. Özellikle de, tarafların istemeden de olsa yaptığı hatalar, ilişkinin bitmesine neden oluyor. Peki, bütün bunlar neden oluyor?

İlişkiler neden başladığı gibi devam etmiyor?
Bu durumun birçok farklı nedenleri olsa da, temelde insanların kendini iyi tanımamasına dayanır. Eğer insan kendini iyi tanımıyorsa, kendisine uygun olan insan da seçemez. Kendini tanımak, hayatta kendinize verebileceğiniz en güzel hediyedir. Bir insanı hayatınıza aldığınız zaman, o kişinin size fiziksel olarak çekici görünmesi ilişki için yeterli değildir. Kendinizi iyi tanırsanız, hayatta yaptığınız hatalar da o kadar az olacaktır. Yaptığınız hatalar ise kendinizi tanımanın bir parçası haline gelecektir.

İnsanlar toplumun düzen ve güvene dayalı bir sisteme uygun olarak yaşadığı zaman mutlu olacağını düşünür. Fakat mutluluğu kendinizi tanıdığınız zaman yaşamaya başlayacaksınız. Şunu unutmayın, yaşınız kaç olursa da, kendinizi tanıma ihtiyacı hissettiğiniz anda mutlu olma fırsatı elde etmişsiniz demektir. Bu fırsatı iyi değerlendirin, insanın ömrü kendisini tanımakla geçiyor. Herkesin avantajları, sevdiği şeyler değişebilir. Bu konuda en başta kendinize, sonra ise yakınlarınıza karşı anlayışlı olmalısınız.

Evlilikte hangi hatalar ilişkilerde kalıcı zararlar bırakıyor?
Kalıcı hatalar insandan insana farklılık gösterebilir. Karşı olduğunuz insanın değerlerine, bağlı olduğu şeylere karşı haddi aştığınızda, bunun onu affetmesi ve ilişkinin düzeltilmesi zorlaşıyor. Bu hatalar, bir insan için kandırmaktır, başka biri için şiddet, yalan veya sadece kötü bir söz bile olabilir. Böyle durumların oluşmaması için arkadaşınızı – eşinizi iyi tanımaya gayret göstermelisiniz. Onun değer verdiği şeyleri, nelerden vaz geçemeyeceğini bilmeli ve onlara saygılı olmalısınız. Aynı zamanda onun da sizi tanımasına olanak yaratmalı, aynı şeyleri onun da yapmasına yardım etmelisiniz.

Unutmamak gerekir ki, hepimizin dünyaya bakış açısı, penceresi farklıdır. Sizin pencereden ne gördüğünüzü, eşiniz kendi penceresinden tamamen farklı görebilir. Bu nedenle, her gün pencerenizden ne gördüğünüzü ona konuşmalısınız ki, o da sizi anlayabilsin. O da size kendi penceresinden ne gördüğünü konuşsun. Bu durumda birbirinizi daha iyi anlayacaksınız.

Her zaman birbirinize uygun olmak doğru değil!
İlişkiyi sona götüren şeylerden biri de şudur. Karşı tarafa uyum için onun isteklerine, düşüncelerine göre hareket ediyorsanız, bu ilk başta hoş görünebilir. Hatta birbirinize ne kadar uygun olduğunuzu düşünebilirsiniz. Fakat zaman geçtikçe gerçek kendinizi ve düşüncelerinizi ortaya çıkartırken, aldığınız tepki “Sen çok değişmişsin!” Olabilir. Aslında insan bunu kasten değil, sevdiğimiz insana sevgimizi göstermenin bir yolu, ona ne kadar uygun olduğumuzu göstermektir. Ama bunu yapmayın, yaparsanız bile, gerçekten nelerden hoşlandığınızı ona söylemeyi unutmayın.

Cinsel ilişki uygunluğu ilişkiyi kurtarabilir mi?
Çiftlerin tedavisi ile uğraşan Julie Gottman bu konu şöyle diyor: “Çiftler arasında kimyasal uyumluluk olduğu zaman ilişkinin kurtarma şansı yüksektir”.

Ama ilişki çok geniş bir kavramdır. Sadece cinsel ilişki uygunluk tercihli şeyler arasındaysa, ilişkinin kurtulma şansı artar. Ancak taraflardan birinin üstünlük verdiği şey diğerine karşı gelirse, cinsel ilişki uygunluğu yeterli olmayabilir. Aralarında cinsel uyumluluk olan çiftler birbirlerine yaklaştıkları zaman neler hissettiklerini anlayabilirler, böyle çiftlerin sorunlarını çözebilme şansı da yüksektir.

Sorundan bağımsız olarak, ilişkiyi kurtarmanın yolları var mı?
İnsanlar arasında ne sorun olursa olsun, ilişkinin halen devam etmesine neden olan yegâne etki varsa, o da sevgidir. Aynı zamanda ilişkilerinin değerini anlamaları da büyük bir etkidir. Birbirleri için değerli olduğunu düşünen insanlar, ilişkiyi kurtarmak, sorunların çözümünü bulmak için emek sarf etmekten çekinmezler. Emek veren insanların yaklaşımı ilişkiyi kurtarma şansları da yüksek olur.

İlişkiyi devam ettirmek için bazen sevgi de yeterli olmuyor!
İnsanlar karşısındaki insanın birinci değer verdikleri şeyi öğrenmeli, sonra evliliğe karar vermelidirler. Örneğin, eşiniz spora bağlıysa ve bunu hayatının bir parçası haline getirmişse, ona “spora ayırdığın vakti bana ayırmanı istiyorum” derseniz ya da arkadaşlarına bağlıysa ve onlarla görüşmek istiyorsa, görüşmeye izin vermezseniz, o sizi sevse bile, ilişkiyi sonlandırmaya kendini hazır hissedecektir.

Peki terapi ilişkinin sonlanmasının önünü alabilir mi?
Eğer her iki taraf da ilişkiyi sürdürmek ve emek sarf etmek istiyorsa, terapi oldukça etkili olur. Terapiye başladığı zaman birbirini anlamakta zorlanan çiftler, kendi ihtiyaçlarını, önceliklerini karşı tarafa anlatmayı öğrenir. Kendi ihtiyaçlarını, değer verdiği şeyleri eşini kırmadan anlatmayı, aynı zamanda da eşinin fikirlerine kulak vererek onlara saygı göstermeyi öğrenirler. Bu, hem kendilerini, hem de karşı tarafı iyi tanımaya fırsat yaratıyor. Değerleri çakışan çiftlerin çoğu boşanmaya karar verirler.

İlginizi Çekecek Diğer Konular

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Sayfa başına git